Küresel piyasalarda 27 Ekim Salı günü yatırımcıların gündeminde merkez bankalarının bu hafta alacağı kararlar ve büyük teknoloji firmalarının finansal raporları yer alıyor. Wall Street’te önceki gün gerçekleşen artışın ardından ABD vadelilerinde belirgin bir yön oluşmazken, Avrupa kontratlarında sınırlı düşüşler gözlemleniyor. Asya’nın nakit piyasalarında ise Japonya ve Güney Kore’deki teknoloji alımlarıyla yükseliş yaşanırken, Çin ve Hong Kong endeksleri gerileme kaydediyor.
ABD ve Avrupa vadelilerinde temkinli hareket

ABD’de aralık vadeli S&P 500 kontratı yüzde 0,07 artışla 7.720,25 puanda, Dow Jones Sanayi Endeksi kontratı yüzde 0,21 artarak 52.660 puana ulaştı. Nasdaq 100 vadelisi ise yüzde 0,05 düşüşle 29.423 puandan işlem görmekte. Sabah saatlerindeki fiyatlamalar, önceki seanstaki yükselişin ardından Wall Street’teki alımların aynı ivmeyi sürdürmediğine işaret ediyor.
New York borsası 26 Ekim Pazartesi gününü kazançla kapamıştı. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,28, S&P 500 yüzde 0,70 ve Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 0,82 değer kazanmıştı. Nakit piyasadaki bu kapanışların ardından yatırımcılar yeni seans öncesinde teknoloji firmaları ile para politikası hakkında gelecek haberleri takip ediyor.
Avrupa’nın nakit piyasaları henüz açılmamışken aralık vadeli DAX kontratı yüzde 0,11 düşüşle 25.526 puanda işlem görmekte. Euro Stoxx 50’nin aralık vadeli kontratı da yüzde 0,24 gerileyerek 6.120 puandan işlem görüyor. Avrupa açılışı öncesindeki fiyatlamalar, ABD vadelilerinin bazıları üzerinde sınırlı bir artışa katılım olmadığını gösteriyor.
Asya spot piyasalarında teknoloji alımları öne çıkıyor

Japonya’da Nikkei 225 sabah seansını yüzde 1,92’lik bir artışla 63.381,29 puandan tamamladı. Nikkei Yarı İletken Endeksi aynı seansı yüzde 3,14’lük bir yükselişle 20.929,96 puandan kapatırken Güney Kore’de Kospi yüzde 3,38 artarak 5.654,60 puanda bulunuyor. Her iki piyasa da teknoloji hisselerine yönelik güçlü alımlarla dikkat çekiyor.
Avustralya’da S&P/ASX 200 yüzde 0,27’lik bir artışla 8.833,60 puanda işlem görmekteyken; Çin’de Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,18’lik bir düşüşle 3.690,88 puanda seyrediyor. Hong Kong’da ise Hang Seng indeksinde yüzde 0,33’lük bir kayıp gözleniyor; bu durum Japonya ve Güney Kore’deki güçlü yükselişin bölge genelinde yayılmadığını ortaya koyuyor.
Güney Kore’de Kospi günde yüzde 4’ün üzerinde değer kazanırken alış yönlü program emirlerine beş dakika süreyle ara verildi. TSİ’nin saatine göre devreye giren bu kısıtlama Kospi 200 vadeli endeksinin en az bir dakika boyunca yüzde beş ve üzerindeki yükselişi tetiklemesiyle uygulandı. Bu uygulama yalnızca ilgili program emirlerini kapsıyor; borsadaki tüm işlemlerin durdurulması anlamına gelmiyor.
Küresel borsalar Fed ve bilançolara odaklanmış durumda

Claude’un geliştiricisi Anthropic’in halka arz başvurusunun kamuoyuna sunulması yapay zeka şirketlerine olan ilgiyi artıran gelişmeler arasında yer almakta. Bu hafta açıklanacak Alphabet, Microsoft ve Amazon’un bilançolarında yüksek yatırım harcamalarının gelirler ile kârlılığa ne ölçüde yansıdığı incelenecek. Şirketlerin gelecek dönem beklentileri de teknoloji hisselerindeki alımların devamlılığı açısından kritik önem taşıyor.
ABD Merkez Bankası’nın toplantısı bugün başlıyor ve faiz kararı yarın akşam TSİ ile saat 21:00’de açıklanacak; basın toplantısı ise aynı gün saat 21:30’da başlayacak. Bu toplantıda faizin sabit tutulması beklenirken aralık ayında yeni bir artış olasılığı da masada bulunuyor.
Yatırımcılar kararın yanı sıra Fed’in enflasyon konusundaki mesajlarını ve ileriki toplantılarla ilgili ipuçlarını da takip edeceklerdir. Avrupa Merkez Bankası ile Japonya Merkez Bankası’nın bu haftaki toplantıları da küresel faiz görünümü açısından izleniyor olacak. Bu nedenle borsa hareketleri şirket bilançolarıyla merkez bankalarından gelecek sinyaller eşliğinde değerlendiriliyor.
Saatin ilk işlemlerinde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,7 oranında düşerek yaklaşık olarak 114,95 dolar seviyelerinde işlem görüyordu. Petrol fiyatlarının yüksekliği enerji maliyetleri ile enflasyon görünümü açısından önemini korumakta olan bir unsur olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda ABD’nin on yıllık tahvil getirisi de yaklaşık olarak yüzde %4,992 seviyesinde iken ons altın fiyatı ise yaklaşık olarak $4.013,70 civarındaydı.